|
Dairesi
Mücbir sebep hali bulunmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen, ancak daha sonra dava aşamasında mahkemeye alış faturalarını ibraz eden mükellefin, bu faturalardan tespit edilen katma değer vergilerinin indirimi kabul edilemez.Karar: Uyuşmazlıkta, 1996 yılına ait defter ve belgel
|
|
Karar No
2001/223
|
|
Esas No
1999/1754
|
|
Karar Tarihi
01-02-2001
|
|
|
Danıştay Dokuzuncu Daire
Mücbir sebep hali bulunmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen, ancak daha sonra dava aşamasında mahkemeye alış faturalarını ibraz eden mükellefin, bu faturalardan tespit edilen katma değer vergilerinin indirimi kabul edilemez. Karar: Uyuşmazlıkta, 1996 yılına ait defter ve belgelerini çalınması nedeniyle incelemeye ibraz etmeyen yükümlünün, ilgili dönemlerdeki katma değer vergisi indirimlerinin kabul edilmemesi sonucunda vergi inceleme raporuna göre re’sen tarh edilen kaçakçılık cezalı katma değer vergisine karşı açılan davayı kısmen kabul ederek, mahkemeye ibraz edilen mal alış faturalarına göre katma değer vergisini değişiklikle onayan, kaçakçılık cezasını kusur cezasına çeviren vergi mahkemesi kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenmektedir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 30. maddesinde ’re’sen vergi tarhı’ tanımlanmış, aynı maddenin 3. bendinde, bu kanuna göre tutulması mecburi olan defterlerin hepsi veya bir kısmının tutulmamış veya tasdik ettirilmemiş veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlara herhangi bir sebeple ibraz edilmemiş olması halinde maddi delillerin var olmadığının kabul edileceği belirtilmiştir. Madde hükmüne göre, defter ve belgelerin her ne sebeple olursa olsun ibraz edilmeme hali takdir sebebidir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1/a bendinde, mükelleflerin yaptıkları vergiye tabi işlemleri üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri, aynı Kanun’un 34. maddesinin 1. bendinde, yurtiçinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu hükümler karşısında, katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, indirim konusu yapılacak verginin fatura veya benzeri belgeler ile gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmesi ve söz konusu belgelerin kanuni defterlere kaydedilmiş olması gerekmektedir. Olayda, yükümlünün 1996 yılına ait defter ve belgelerinin çalındığından bahisle incelemeye ibraz etmediği hususu tespit edilmiş olup, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 13. maddesinin 4. fıkrasında belirtildiği gibi iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikaların elinden çıktığı yolunda herhangi bir mücbir sebebin varlığı ispat edilememiştir. Asliye Ceza Mahkemesindeki davanın olayla ilgisi görülmemektedir. 3065 sayılı Kanunu’nun yukarıda açıklanan 29 ve 34. maddeleri hükümlerine göre fatura ve benzeri vesikalarla bunların kaydedildiği kanuni defterleri ibraz zorunluluğu bulunan yükümlüden, ancak kanunda öngörüldüğü şekilde bir mücbir sebep halinin mevcudiyeti durumunda defter ve belgelerinin ibrazı aranmayarak sonradan ibraz edilebilen fatura ve benzeri vesikalarda yer alan katma değer vergilerinin indiriminin kabulü mümkündür. Hiçbir mücbir sebep bulunmaksızın defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmeyen yükümlünün daha sonra dava aşamasında mahkemeye ibraz ettiği alış faturalarından tespit edilen katma değer vergisinin indiriminin kabul edilmesi Katma Değer Vergisi Kanunu’yla getirilen esaslara uygun olmadığından katma değer vergisinin değişiklikle onanması yolunda verilen kararda yasal isabet görülmemiştir. Ancak, matrah farkı yükümlünün ihtilaflı dönem katma değer vergisi beyannamesinde mevcut bilgilerden çıkarıldığından vergi ziyaı nedeniyle uygulanacak cezanın kaçakçılık cezası değil kusur cezası olması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle yükümlü temyiz isteminin reddine, vergi dairesi temyiz isteminin uygulanan ceza türüne ilişkin kısmının reddine, diğer kısmının kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının bozulmasına, açıklanan hususlar dikkate alınarak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine oybirliği ile karar verildi.
|
|