Dairesi
DANIŞTAY VERGİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU E. 1999/237
Karar No
2000/37
Esas No
1999/237
Karar Tarihi
28-01-2000

T.C.

DANIŞTAY

VERGİ DAVA DAİRELERİ GENEL KURULU

o STOPAJ YÜKÜMLÜLÜĞÜNÜN DOĞMA ŞARTLARI (Bir Kısım Yükleme Diğer İşlemleri Vergi Mükellefi Olanlara Yaptırılması - Stopaj Ödemeyi Gerektirmediği)

o SERBEST MESLEK ERBABINA ÜCRET ÖDEMESİ YAPILMAMIŞ OLMASI (Stopaj Tevkifatı Yapılması Gerekmediği - Gerçek Usulde Vergi Mükellefi Olanlara İş ve İşlem Yaptırılması - Fatura İle Belgelenebileceği)

o FATURA DÜZENLEYENLERİN VERGİ MÜKELLEFİ OLMASI (Adresinde Bulunamayan Mükellef - Mali Yükümlülüklerini Yerine Getirmiş Olması - Düzenlenen Faturaların Sahte Olduğunun İddia Edilemeyeceği)

193

Özet : Gelir Vergisi Kanununun 94. maddesi gereğince stopaj yükümlülüğünün doğması için ödemenin hizmet erbabı, götürü usule tabi ticaret ve serbest meslek erbabı ile esnaf muaflığından yararlananlara yapılması gerektiği. Varsayıma dayanılarak faturalar sahte kabul edilemeyecektir.

İstemin Özeti: Tahmil-tahliye işiyle uğraşan ve 1994 takvim yılına ilişkin işlemleri incelenen davacı adına Mart-Aralık 1994 dönemleri için resen kaçakçılık cezalı gelir (stopaj) vergisi ve fon payı salınmıştır.

Tarhiyata karşı açılan davayı inceleyen İçel 1. Vergi Mahkemesi, 11.4.1997 günlü ve E: 1996/523, K: 1997/256 sayılı kararıyla: davacı şirketin hamallara yaptırılan yükleme boşaltma işi için yaptığı harcamaları, gider pusulası düzenlememek ve ödeme tutarı üzerinden % 10 oranında gelir (stopaj) vergisi kesintisi yapmamak amacıyla içeriği itibarıyla yanıltıcı faturalara dayanarak gider kaydettiğinin tespit edilmesi nedeniyle cezalı tarhiyat yapıldığı, ilgili dönemde davacı şirket adına fatura düzenleyenler hakkında düzenlenen tutanak ve belgelerde yer alan tespitlerden düzenlenen faturaların içeriği itibarıyla yanıltıcı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir.

Yükümlü şirketin temyiz istemini inceleyen Danıştay Üçüncü Dairesi, 18.2.1999 günlü ve E: 1997/3452, K: 1999/530 sayılı kararıyla: olayda, tahmil-tahliye işi yaptırdığı tartışmasız olan davacı şirketin, bu faaliyetinde hamal çalıştırarak gider pusulası karşılığında ödemede bulunup bulunmadığı, dolayısıyla gelir vergisi kesintisi yapmakla sorumlu tutulup tutulamayacağının tespiti gerektiği, davacı şirketin hizmet alımında bulunduğu kişilerin, tahliye ve hamaliye işi nedeniyle mükellefiyet kayıtlarının olduğu, adlarına fatura basım izni bulunduğu, gerçek usulde gelir vergisi yükümlüleri oldukları, bu şahısların bir kısmının defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmemesi, bir kısmının yoklama tarihinde iş yerlerinin kapalı olması, beyannamelerin yasal sürede verilmemesi ve fatura düzenleyenlerden birinin bir kısım faturalarının hizmet karşılığı olmadığı yolundaki beyanının esas alınması sonucu bu şahıslar tarafından düzenlenen faturaların hizmet karşılığı olmadığı, içeriği itibarıyla yanıltıcı olduğu kabul edilerek, tahmil ve tahliye işinin hamallara yaptırılmasına karşın gider pusulası düzenlenmediği ve gelir vergisi kesintisi yapmadığından bahisle cezalı tarhiyat yapıldığı, bu durumda, davacı şirketle, ona fatura veren vergi yükümlüleri arasındaki ticari ilişkinin mahiyeti araştırılmadan, faturaların hizmet karşılığı düzenlenmediği hususunda bir tespit bulunmadan, eksik incelemeye dayalı olarak yapılan tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

Bozma kararına uymayan İçel 1. Vergi Mahkemesi, 21.4.1999 günlü ve E: 1999/138, K: 1999/198 sayılı kararıyla ilk kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe ile ısrar etmiştir.

Direnme kararı yükümlü şirket tarafından temyiz edilmiş, tarhiyatın varsayıma dayalı olduğu, hamallara iş yaptırdıklarına dair hiçbir tespit bulunmadığı, faturaların gerçekte yaptırılan işler karşılığı olduğu ileri sürülerek bozulması istenmiştir.

Savunmanın Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Gülsen BİŞKİN'in Düşüncesi:

Israr kararının, Danıştay Üçüncü Dairesinin 18.2.1999 günlü ve E: 1997/3452, K: 1999/530 sayılı kararında yer alan hukuksal nedenler ve gerekçe uyarınca bozulması gerektiği düşünülmüştür.

Danıştay Savcısı O.Nuri KARABAĞ'ın Düşüncesi:

Esas dosyaya ekli düşüncemde belirttiğim nedenlerle vergi mahkemesi ısrar kararının onanması gerektiği düşünülmüştür.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Vergi Dava Daireleri Genel Kurulunca, dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Liman içinde tahmil tahliye işi ile uğraşan yükümlü şirketin ilgili dönemde yine aynı iş nedeniyle mükellefiyet kaydı olan kişilerden aldığı ve gider kaydettiği işçilik ödemelerine ait faturaların gerçeği yansıtmadığı, aslında işin piyasada hamal olarak çalışan kişilere yaptırılıp 213 sayılı Yasanın 234 üncü maddesi gereğince gider pusulası düzenlenmesi ve Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesi gereğince gelir vergisi kesintisi yapılması gerekirken bu sorumluluktan kurtulmak amacıyla sahte gider belgesi kullanıldığı kabul edilerek yapılan tarhiyata karşı açılan davanın reddi yolundaki vergi mahkemesi ısrar kararı yükümlü şirket tarafından temyiz edilmiştir.

Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde, ticaret şirketlerinin; hizmet erbabına, götürü usule tabi olan ticaret ve serbest meslek erbabı ile esnaf muaflığından yararlananlara mal ve hizmet alımları karşılığında yaptıkları ödemeler üzerinden gelir vergisi kesintisi yapacakları belirtilmiş ise de, bu şirketlerin gerçek usule tabi ticaret erbabına mal ve hizmet alımları karşılığında yaptıkları ödemelerden de gelir vergisi kesintisi yapacakları yolunda bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Davacının gider yazdığı faturaları düzenleyenlerin, yükleme, boşaltma faaliyetinden dolayı gerçek usulde gelir vergisine tabi vergi yükümlüleri olduğu tartışmasızdır. Söz konusu faturaların düzenleyicileri tarafından tamamen ya da kısmen hasılat yazılmadığı yönünde herhangi bir tespit de yapılmamıştır. Fatura düzenleyicilerinden sadece birinin anlatımına başvurulduğu ve sözü geçenin, davacıya yılın son gününde düzenlediği üç faturayı limanda yapılan yükleme, boşaltma işi nedeniyle verildiğini doğruladığı ancak, iş tutarının yüksek gösterildiğini ifade ettiği anlaşılmaktadır. Faturaların hasılat kayıtları dahi incelenmeden, ifade tutanağındaki anlatımın, faturada yazılı işin sözü geçene değil, limanda çalışan hamallara yaptırıldığının kabulüne yeterli olmadığı açıktır.

Gerçek bir hizmet karşılığı düzenlenmediği kabul edilen diğer faturalarla ilgili olarak başkaca bir tespit yapılmamışken, vergi sorumlusu sıfatıyla Gelir Vergisi Kanununun 94 üncü maddesinde öngörülen gelir vergisi kesintisinden kaçındığı görüşüyle davacı adına uygulanan tarhiyata karşı açılan davanın reddi yolundaki kararda hukuka uygunluk görülmemiştir.

SONUÇ : Bu nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile İçel 1. Vergi Mahkemesinin 21.4.1999 günlü ve E: 1999/138, K: 1999/198 sayılı ısrar kararının bozulmasına, yeniden verilecek kararda karşılanacağından yargılama giderleri yönünden hüküm kurulmasına gerek bulunmadığına, 28.1.2000 gününde oyçokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY:

Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar vergi mahkemesi ısrar kararının dayandığı hukuki nedenler ve gerekçe karşısında bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden karara katılmıyoruz.

 
Ücretsiz üyelik
Şifremi Unuttum
USD
Euro
Üfe & Tüfe Oranlarını görmek için aşağıdaki excel ikonuna tıklayınız.

*Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verileridir.​

ÜFE & TÜFE
Endeks Arşivi

Excel Dokümanı
     
  Copyright ® 2013 Esenlik Yeminli Mali Müşavirlik Ltd. Şti. Web Tasarımı