Danıştay Üçüncü Daire
İşletmenin kendi öz kaynaklarından yapılmayan personel harcamaları safi kazancın tesbitinde gider olarak gözönüne alınamaz. İstemin Özeti: Davacı belediyeye ait tanzim satış işletmesinin 1987 takvim yılı kurumlar vergisi beyannamesini kanunî süresinde vermemesi nedeniyle adına takdir komisyonu kararma dayanılarak bilanço ve karzarar cetvelinde belirlenen 92.832.360 liranın dönem matrahı olarak re'sen takdiri sonucunda salınan kurumlar vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; mahkemelerine ibraz edilen, işletmeye ait personel, aydınlatma, nakliye giderlerine ilişkin belgelerin incelenmesinde, kurum safi kazancının tesbitinde indirilmesi gereken ve bilançosunda yer almayan personel giderlerinin 57.627.501 lira olduğu, bu giderlerin dikkate alınması suretiyle kurumlar vergisi matrahının 35.204.859 lira olarak kabulünün vergide adaleti sağlamak amacıyla uygun görüldüğü, diğer taraftan, tanzim satış müdürlüklerinin 1580 Sayılı Kanun uyarınca halka ucuz ihtiyaç maddeleri sağlayan ve kar amacı taşımayan kuruluşlar olması karşısında kesilen kaçakçılık cezasının kusur cezasına çevrilmesi gerektiği gerekçesiyle kısmen kabul ederek tarhiyatı 35.204.859 lira matraha göre tadilen tasdik eden kesilen kaçakçılık cezasını kusur cezasına dönüştüren ............ Vergi Mahkemesinin 20.2.1991 Gün ve E: 1990/144, K: 1991/78 Sayılı kararının davalı vergi dairesi müdürlüğünce, iktisadi kuruluşa doğrudan bağlı personeli bulunmadığı, anılan kuruluşta çalışanların ............. Belediyesinin kadrolu çalışanları olup ücretlerini belediyenin hesap işlerinden aldıkları sabit bulunduğundan bunlara ait ücret ödemelerinin matrahtan düşülmesinin yasal olmadığı, kesilen kaçakçılık cezasının kanuna uygun bulunduğu, davacı tarafından ise, gerçek bir kararı bulunmadığı gibi kar amacıyla da kurulmadığı, tanzim satış müdürlüklerinin belediyenin diğer müdürlüklerinden farklı ve ayrı bir kuruluş olmadığı, ödenmesi gereken personel, kira, elektrik ve nakliye giderlerinin gözardı edildiği ileri sürülerek bozulması istemleridir. Karar: Uyuşmazlık, kurumlar vergisi beyannamesini yasal süresinde vermeyen davacı belediyenin tanzim satış işletmesine ilişkin bilanço ve karzarar cetvelinin incelenmesi sonucu takdir komisyonunca takdir edilen matrah üzerinden re'sen adına salınan kurumlar vergisi ile kesilen kaçakçılık cezasına karşı açılan davayı; kısmen kabul ederek tarhiyatı; 35.204.859 lira matraha göre tadilen tasdik eden, kesilen kaçakçılık cezasını kusur cezasına dönüştüren vergi mahkemesi kararının taraflarca bozulması istemine ilişkin bulunmaktadır. 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 13. maddesinin 2362 Sayılı Kanunun 9. maddesiyle değişik 2. fıkrasında, safi kurum kazancının tesbitinde Gelir Vergisi Kanunu'nun ticari kazanç hakkında hükümlerin uygulanacağı öngörülmüş olup, 193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu'nun 40. maddesinde, ticari kazancın tesbitinde hasılattan indirilmesi kabul edilen gider nevilerinden ilki kazancın elde edilmesi ve idamesi için yapılan genel giderlerdir. Personele yapılan ücret ödemeleri, nakliye, kira ve aydınlatma gidelerinin anılan kanun maddesi kapsamında genel gider olduğu açıktır. Ancak bu giderlerin hasılattan düşülmesi için yapılan giderle kazancın elde edilmesi ve idamesi arasında doğrudan ve açık illiyet ilişkisinin bulunması gerekir. Bu giderlerle işletme arasında illiyet bağının bulunması her şeyden önce bu giderlerin işletmenin varlığından yapılmış olmasını gerektirmektedir.Olayda, ............... Belediyesinin kadrolu işçi ve memurlarının bir kısminin tanzim satış müdürlüğünde görevlendirildiği, bunların ücret, maaş, tazminat gibi her türlü özlük haklarının belediye bütçesinden karşılandığı, bina ve tesislerinin belediye ayniyatına dahil olduğu, işletmenin varlığından karşılanmadığı anlaşılmış olup, esasen bu husus taraflar arasında çekişmeye konu edilmemiştir. Bu durumda, iktisadi işletmenin varlığından karşılanmayan genel giderlerle işletme arasında yukarıda anılan kanun maddesinde aranılan anlamda doğrudan ve açık bir illiyet bağından söz edilemiyeceğinden ücret giderlerinin bu niteliği gözardı edilerek 57.627.501 liranın matrahtan düşülmesinin kabulü yolunda verilen mahkeme kararında hukuka uygunluk görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle davalı vergi dairesi müdürlüğü temyiz isteminin kısmen kabulüne, ................... Vergi Mahkemesinin 20.2.1991 Gün ve E: 1990/144, K: 1991/78 Sayılı kararının vergi aslına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasına, cezaya ilişkin mahkeme kararı yerinde bulunduğundan, bu hususa yönelik taraflar temyiz istemlerinin reddine oybirliğiyle karar verildi.