Danıştay Dördüncü Daire
Bayilik belgesi bulunmayan motorlu araç satıcısının, satışları faturalı olsa bile ortalama kar haddine tabi olacaktır. 193 sayılı Gelir vergisi Kanunu'nun 111. maddesinde, kısmen veya tamamen perakende satış yapan ticaret erbabının gösterdiği gayrisafi kazançların Vergi Usul Kanunu'na göre tespit olunan ortalama kar hadlerinin perakende satılan emtianın maliyet bedeline uygulanması sonucunda bulunacak miktarlara göre düşük bulunduğu ve düşük sebepleri izah olunamadığı takdirde beyan edilen gayrisafi kazançlar yerine bu suretle bulunan miktarların ikmalen vergi tarhına esas tutulacağı belirtilmiştir. Perakende satıştan maksat, satışı yapılan madde ve malzemenin aynen veya işlendikten sonra satışım yapan kişiler dışındakilere satılması olduğuna göre hadisede sözü edilen satışın, perakende satış niteliğinde olduğunda şüphe bulunmamaktadır. Vergi Usul Kanunu'nun ilgili hükmü gereğince 19821984 takvim yıllarında uygulanmak üzere tayin olunan ortalama kar hadleri cetvelinin 4000, 4002 numaralı pozisyonlarında otomobil ve kamyon alım satımının %10 oranında ortalama kar haddine tabi bulunduğu ancak, bunların ana bayilerce verilen bayilik belgeleriyle alım satımının yapılması durumunda, bu bayilere tanınan kar oranının esas alınacağı ifade edilmiştir. Uyuşmazlık konuşu olayda, Davacının bayilik belgesinin olmaması nedeniyle uygulanması gereken ortalama kar haddi oranı %10 olup, davalı idarece bu oran üzerinden hesaplama yapılarak bulunan kazanç farkı dikkate alınmak suretiyle yapılan vergilemede kanuna aykırılık yoktur. Alım satımlarının tamamının faturalı ya da noter senedine dayalı olduğu yolundaki davacı açıklamasının, yukarıda belirtilen hukuki durum karşısında yeterli olmadığından tarhiyatın terkinine ilişkin Vergi Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir. Ancak, Danıştay içtihatları Birleştirme Kurulu'nun 16.2.1989 günlü ve E: 1988/1, K: 1989/1 sayılı kararıyla ortalama kar haddi esasına göre salınan vergilere bağlı olarak ceza kesilemeyeceği belirlenmiş bulunduğundan, olayda uygulanan kusur cezasının yerinde ve yasal olmadığı açıktır. Bu nedenlerle, Davacı adına salınan verginin onanması, kesilen kusur cezasının terkini gerekirken tamamının terkini yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararırım bozulmasına oyçokluğuyla karar verildi.